İbrahim İbicek

YERLİ OTOMOBİLİN GEREKLİLİĞİ VE ÜRETİM YERİ

Makale yazari : İbrahim İbicek in: ● 06 Temmuz 2012

Fortune Dergisi Temmuz 2012 Özel Sayısı

Türkiye’nin en büyük ilk 500 şirketinin de yayınlandığı özel sayıda yer almıştır.

YERLİ OTOMOBİLİN GEREKLİLİĞİ VE ÜRETİM YERİ

         29 Ekim sabahı, Devrimler motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberleri olmadığı için, Mobil’ e uğramadan yola devam ettiler. Meclis’ in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, acele getirilen benzin 1. Arabaya kondu. 2 numaraya konacağı sırada Cemal Paşa Meclis’ in önüne gelmiş ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı Devrim Otomobiline binmişti. Yola çıkıldı. Fakat 100 m. Kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa’ nın “ Ne oluyor ? “ sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rıfat SERDAROĞLU “ Paşam, benzin bitti. “ cevabını verdi. Paşa’ dan özür dilenilerek 1 numaralı Devrim’ e geçmesi rica edildi. Buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir’ e bu otomobil ile gitti. İnerken ünlü “ Batı kafasıyla otomobil yaptınız ama, doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz ” sözlerini söyledi.

Ülkemizin makus tarihlerinden birisidir bu olay. Buna kapatılan uçak fabrikalarını da, Osmanlı zamanında meleklerin bacaklarını gözetliyorlar diyerek yıktırılan rasathaneyi de sayabiliriz.

Yerli otomobil bir ülkenin kendi gelişmişliğini ve teknolojisini gösteren, ekonomik gücünü belirleyen ve global dünyada vizyon yarışında ben de varım diyebilmenin en belirgin örneklerinden biridir.

Son yıllarda başbakan tarafından da sürekli dile getirilen ve artık namus meselesine dönen yerli otomobil için adımlar atılmaya başladı ve sanırım 3-4 yıl içerisinde gelişmeleri somut halde görebileceğiz. Fakat tartışılması gereken diğer can alıcı nokta yerli otomobilin nerede üretileceği. Bir otomobil üretmek yüzlerce parça demektir ve bu da yüzlerce firmadan alınacak parçalar anlamına gelir ki dolaylı olarak işgücünü ve bölge ekonomisini dolaylı etkiler.

Marmara Bölgesi’nin sürekli artan nüfusu, özellikle İstanbul’un  trafik ve nüfus bakımından yaşanmaz denecek noktaya gelmesi İstanbul’u bu üretimin dışına çıkaracaktır.Adı geçen iller arasında Bursa, Sakarya, Adapazarı olmasına rağmen bahsedilen iller hep Marmara Bölgesi’ndedir ve ülkemizde birçok kaymak yatırım denecek bütçede ki planlamalar bu bölgeye kaydırılmakta yahut buralarda düşünülmektedir. Lakin bunun sonucu İstanbul gibi nüfus patlaması ve trafik çilesi iken aynı zamanda tüm ülkenin yükünün Marmara Bölgesi tarafından çekilmesi anlamına gelir. Siyasiler sürekli İstanbul’un nüfusundan şikayet edip aynı zamanda da böylesine kaymak yatırımları Marmara Bölgesi’ne yeşil ışık yakarsa bir art niyet ya da ikiyüzlülük sezilir. Bu ekonomi ve bölgesel kalkınmışlıkla da ilgilidir. Eğer Türkiye büyük bir ülke olacaksa sac ayağındaki tek ayak Marmara Bölgesi yada Kocaeli-Adapazarı havzası olamaz.

Türkiye’de mevcut vergi sisteminin otomobil piyasasında yüksek olması sebebi ile Türkiye’de yıllık satılan motorlu araç sayısı 900.000’lerde ve bundan dolayı birçok firma Türkiye’de otomobil üretimini sürekli gözden geçiriyor. Vatandaşa yerli otomobil konusunda sorular sorulduğunda ise en çok yerli otomobilin fiyatı merak ediliyor.

Başbakan Erdoğan’ın çağrısı üzerine OSD, uzun süreli bir çalışmanın ardından hazırladığı yerli oto raporunu geçtiğimiz aylarda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’e sunmuştu. Bakan Ergün, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, yerli otomobilin satış fiyatının 20-25 bin lira aralığında olabileceğini açıklarken, yıllık üretim miktarının da 200 bin adet

olmasının öngörüldüğünü duyurmuştu. Buradan da anlaşılacağı üzerine yerli otomobilde vergi kolaylığı olacak ve çok özel teşvikler verilecektir. Ancak Türkiye yerli otomobili sadece iç piyasada tüketmek ile meşgul olmayıp özellikle son zamanlarda  dış siyasette yıldızının da parlaması sebebi ile çok yakın ilişkiler kurduğu ülkelerde de Pazar arayışlarına girecektir.

Günümüz dünyasında otomobil sektöründe güçlü firmaların olması sebebi ile bu zorunluluktur ve satış rakamlarını artırmak sebebi ile bölgesel ortaklar dahi bu projeye ilerleyen safhalarda dahil edilebilir. Nitekim Airbus kuruluşuna ve şimdiki haline baktığımızda daha güçlü olmak ve piyasada söz sahibi olmak adına Alman-Fransız ortaklığında kurulan ve gelişen bir firmadır. Aynı zamanda Amerika tarafından geliştirilen savaş uçaklarında dahi birçok ülke üretici sınıfına dahil edilerek satışlar artırılmakta ve maliyetler buradan çıkarılmaktadır. Örnek verecek olursak F-35 projesinde Türkiye’de parça üretimi yapmaktadır ve bu uçaklardan sipariş vermiştir. Bunun gibi birçok ülke ve mevcut durum vardır.

Tüm bunlardan yola çıkarak anlaşılacağı üzere yerli otomobil sadece milli duyguları kabartmak, devrimden yarım kalan tutkuyu diriltmek yahut sadece iç piyasaya yerli otomobil üretmek ve sayısını artırma hikayesi olarak görülemez. Milli uydu yahut milli uçak sınıfındadır ve yerli motor üretimi artık bu ülke için bir zorunluluktur. Ekonomik anlamda ve iç piyasa oluşturmada Türkiye’yi de rahatlatacak ve sanayisine ivme katacak bir gelişmedir.

Ülke ekonomisi için önemli parametre ise üretimin nerede ve nasıl yapılacağı konusu önem arz etmektedir. Eğer sıralayacak olursak ihracatı da düşündüğümüzde öncelik Kuzey Afrika ülkeleri, Arap Yarımadası ve Türkiye Cumhuriyetler olacaktır. Mevcut Avrupa’daki kriz ortamı ve oradaki yoğun rekabet bir anda bizi yükseklere taşımayacağına göre siyasi ilişkilerimizi kullanacağımız ülkeler ön planda olacaktır. Lojistik olarak düşünecek olursak buralara en yakın iller üretim için düşünülecek ve limanı olan Mersin ve Adana’dır. Fakat sanayi kültürü olmadığı ve turizm bölgesi sayabildiğimiz için Mersin’i elemek durumundayız. Üretim yeri Adana merkezli ve Çukurova bölgesi olmalı.

Adana eskiden beri bir sanayi şehri olması ile beraber son zamanlarda da adını sürekli rafineri ve petrokimya tesisi yatırımları ile andırmaya başladı. Şehrin belirli bir sanayi kültürü var ve Mersin, Osmaniye, İskenderun, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ı içerisine alacak şekilde bir sanayileşme yoluna gitmesi ve merkez olması içten bile değil. Montaj hattının Adana olması ve üretilecek parçalarının çoğunluğunun bu illerden temin edilmesi bölgede müthiş bir canlılık ve hareketlilik getirir.

Adana 40’lı ve 50’li yıllardan itibaren göçe tabi tutulmuş ve şehir şu an ki hali ile eski kimliğini kaybetmiş gerçek bir kimliğine kavuşamamıştır. Hükümetlerin yahut devletlerin atacağı adımlar, yapacağı yatırımlar sadece ülke ekonomisi açısında değil aynı zaman şehir ya da bölgenin geleceği, bölge insanın refahı ve şehir bilincinin oturmasını da doğrudan içerir.

İstatistiklerde Adana’nın hem işsizlik sıralamasında birinci olması hem de BDDK’nın 2 sene önce yaptığı açıklamaya göre bireysek hesaplarda en fazla parası bulunan ilin Adana olması arasında müthiş bir tezat ortaya çıkarıyor. Para var fakat girişimci ruh yok tabiri bu olsa gerek.

Yerli otomobil yatırımının Adana’ya yapılacak olmasını diğer faydaları ise hali hazırda iki devlet üniversitesine sahip olması. Bunlardan Çukurova Üniversitesi’nde mühendislik fakültesi ve otomotiv mühendisliği bölümü ile teknik destek sağlanacağı gibi yeni kurulan diğer üniversitenin de bilim ve teknoloji alanında yoğunlaşması teknik ve teknolojik destekte bulunmaz bir fırsat doğuruyor.

Otomotiv sektöründe Türkiye ilerleyen yıllarda büyük bir güç olacak fakat bu sadece Marmara Bölgesi ile sınırlandırılamaz. Alternatif bölgeler oluşturulmalı ve bunun için de Adana ve Çukurova Bölgesi en güzel örneği teşkil ediyor. Adana’ya yapılacak böylesi bir yatırım  şehri geri kalmışlıktan kurtaracağı gibi tüm bölgede de işaret fişeğini şakacaktır.Tüm kriterleri göz önüne aldığımızda ; lojistik, liman, sanayi kültürü, bölgesel etkileşim, coğrafi konum, teknik donanım, yeni saha çalışması, işgücü oluşturma, şehir dokusu sentezi gibi kavramları içinde barındıran daha güzel bir örnek teşkil edemezdi.

Yapılacak bu yatırım arkasından gelecek diğer yatırımları da sürükleyeceği için derinlemesine iyi analiz edilmeli ve seçimler siyasi hesaplar üzerinden değil ülke ekonomisi ve halkın refahı üzerinden değerlendirilmelidir.

Kaynakça;

http://tr.wikipedia.org/wiki/Devrim_(otomobil)

http://www.turkcadcam.net/rapor/devrim-entas/index.html

http://gazetearsivi.milliyet.com.tr/Arsiv/1961/10/30

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=10417819

http://www.devrimotomobil.com

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/291316.asp

http://www.bddk.org.tr/WebSitesi/default.aspx

 

İbrahim İBİCEK

Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Öğrencisi

 

 

 

Yorumsuz bu yazıda YERLİ OTOMOBİLİN GEREKLİLİĞİ VE ÜRETİM YERİ

Yorum Bölümü